Liderin Yapısı

Çekim yasası şunu der. Çektiğiniz kim ise siz osunuz. Bazıları; işimde şöyle insanlar olmalı diyorlar. Bu sizin seçiminizle olmaz. İstediğiniz insanı alamazsınız. Kendinize benzeyen insanları çekersiniz. Benzerler, benzerlerini çekerler.

Lider Yetiştirme: Potansiyel Lideri Seçme ve Yapı Analizi

Bu bölümde sizlerle “liderlerin nasıl lider yetiştirdiğini” konuşmak istiyorum. Bir dernekte ya da kurumda olduğunuzu ve üyeleri harekete geçirmek için güçlü bir takım kurmanız gerektiğini hayal edin. Bu dersin ana konusu, takımınıza seçeceğiniz kişilerin sahip olması gereken yapı (karakter ve mizaç) üzerinedir.

İlk olarak, potansiyel liderleri nasıl seçeceğimizi ele alacağız. Burada teknik bir beceriden değil, doğrudan kişinin “yapısından” bahsediyoruz. Bir kişiyi hangi temel özellikler potansiyel bir lider yapar?

Eğitim Dizisinin İçeriği:

  • 1. Ders: Bir lideri lider yapan “yapı” (arayacağınız 5 özellik).
  • 2. Ders: Lider adaylarının potansiyellerine göre değerlendirilmesi (aramanız gereken 5 beceri).
  • 3. Ders: Bu becerilerin nasıl geliştirileceği.
  • 4. Ders: Gelişim başladığında onlara nasıl fırsat verileceği.

Liderliğin Çürütülemez Yasaları

Yapı konusuna geçmeden önce, John Maxwell’in “21 Çürütülemez Liderlik Yasası” kitabından bazı önemli notlar paylaşmak istiyorum. Bir liderin geceleri uykusunu kaçıran bir numaralı mesele nedir? El-cevap: İnsan bulmak ve insanları yönetmek. Teorimiz şudur: Liderlerin en önemli sorumluluğu, başka liderler yetiştirmektir. Maxwell bu kitabın tesadüfen ortaya çıktığını anlatır:

“Bu kitabın özü sizlerden geldi. Hawaii’deki bir konuşmamda planlamamış olmama rağmen akış öyle yönlendi ki liderliğin 52 özelliğini anlattım. 6 ay boyunca bu özellikleri inceledim. Yayıncım notlarımı gördüğünde, ‘Bunlar kesinlikle kitap olmalı!’ dedi.”

Maxwell, bir yıl boyunca bu listeyi sadeleştirerek en temel 21 yasaya indirdi. Bu kitabın alt başlığı çok vurucudur: “Bu yasaları izlerseniz, insanlar sizi izler.” Eğer bu kuralları izlemiyorsanız, aslında tek başınıza yürüyorsunuz demektir.

Lider Yetiştirmekle İlgili 6 Temel Yasa

Bir liderin en büyük sorumluluğu haleflerini yetiştirmek olduğuna göre, bu 21 yasanın kaçı doğrudan lider yetiştirmekle ilgilidir? İncelediğimizde karşımıza altı temel yasa çıkar:

  1. Çekim Yasası: Çektiğiniz kişi, olduğunuz kişidir. “İşimde şu tarz insanlar olmalı” demekle o insanlar gelmez. Kendinize benzeyen insanları çekersiniz; benzerler benzerlerini çeker.
  2. Çoğalma Yasası: Bir lideri ancak başka bir lider yetiştirir. Lider yetiştirmek istiyorsanız önce lider olmayı öğrenmelisiniz. Bir “izleyicinin” lider yetiştirdiğine asla şahit olamazsınız.
  3. Saygı Yasası: İnsanların, kendilerinden daha güçlü liderleri izlemesi doğaldır.
  4. Büyüme Patlaması: Lider yetiştiren liderlerin olduğu gruplar geometrik olarak çoğalır.
  5. Yakın Çevre Yasası: Bir liderin potansiyelini, çevresindeki insanların kalitesi belirler.
  6. Miras Yasası: Bir liderin gerçek değeri, yerine geçenlerin başarısıyla ölçülür.

Antrenör ve Oyuncu Dengesi

Lider yetiştirme konusuna bir spor analojisiyle bakalım: İyi bir antrenör kötü oyuncularla kazanamaz; ancak iyi bir antrenör, iyi oyuncularla daima kazanır. Kötü bir antrenör ise elinde en iyi oyuncular olsa bile kaybetmeye mahkûmdur.

Aslında şöyle bir gerçek var: Kötü oyuncuları olan iyi bir antrenör olmaktansa, iyi oyuncuları olan kötü bir antrenör olmak (sonuç bazlı bakıldığında) bazen daha avantajlıdır. Çünkü işin sonunda her şey “oyuncunun kalitesine” döner. İyi Antrenör + İyi Oyuncular = Mutlak Başarı.

Profesyonel gözlemcilerin (scout) bir oyuncuyu seçerken ölçebildiği 5 somut özellik vardır: Vuruş stili, vuruş gücü, alan tutma, koşu ve atış. Bunlar kronometreyle, istatistikle ölçülebilir. Ancak asıl farkı yaratan, altıncı özelliktir: Genel Yapı.

Potansiyel bir lideri ararken kendimize şu iki soruyu sormalıyız:

  • Soru 1: Yapabilirler mi? (Bu beceriyle ilgilidir.)
  • Soru 2: Yapacaklar mı? (İşte bu yapı ile ilgilidir.)

Bir insanın neyi “yapacağını” becerisi değil, karakter yapısı belirler.

Potansiyel Liderin Yapısı

1. Karakter
Karakter tek başına kişiyi lider yapmaz ama lideri alaşağı edebilir. Akla yatkın mı? Başka bir deyişle; karakter sahibi birçok insan tanıyorum ama bu onların lider olabileceği anlamına gelmez. Fakat karakter olmaksızın, er geç liderliği ellerine yüzlerine bulaştırırlar. İşte bu nedenle beceri sizi yükseğe çıkartabilir; ancak sizi orada tutabilecek olan karakterdir.

Eğer genç liderleri, “nasıl bir insan olmaları gerektiği” üzerine düşünmeden önce “neler yapabilecekleri” konusunda yüreklendirirsek düşüşlerini hazırlarız. Bu harika bir söz. Umarım not almışsınızdır. Yerinizde olsam bunu yazar, altını çizer, yanına bir yıldız koyar ve “karakter” derdim. Gece yarısı olmadan önce de her zaman gözümün önünde olacak bir yere koyardım; çünkü çok güçlü bir söz.

Karakter neden önemli?

  1. Organizasyona ve insana sağlam bir temel sağlar.
  2. Organizasyonu bir arada tutan harçtır.
  3. Şartlar değiştiğinde bile aynı kalır.
  4. Eğer karakter sağlamsa şöhret kendiliğinden gelir.

Kötü biriyle iyi bir anlaşma yapamazsınız. Karakter hakkında yeterince söz söylendi, değil mi?

2. ARZU
Lideri lider yapan ikinci yapı taşı: Arzu Saniyelerle ölçemeyeceğiniz bir şeyden, içinizde hissedebileceğiniz bir ateşten söz ediyorum. Yaşamda ulaştıklarımız ne istediğimize değil, ne kadar istediğimize bağlıdır. İçimizdeki bu ateşi yakan ve canlı tutan üç faktöre geçelim:

  • Yetinmemek: Gelecek, yetinmeyenlere aittir. Michael Jordan, birinci ligdeki takımının en iyi oyuncusuyken neden ikinci derecedeki bir takımda farklı bir spora başladı? John Malone, neden kazandığının yarısına razı olup izleyici sayısını artırmak için mücadele veren, 30 milyon dolar borcu olan bir televizyon kanalına geçti? Neden siz gazetelerin insan kaynakları sayfalarına bakarak kariyer olanaklarınızı araştırıyorsunuz? Neden kısa süreli olsa da farklı bir görev hayali kuruyorsunuz?

Kırklı yaşlardaki insanlarda rastlanan en önemli özellik; başarılı olmak yerine “önemli ve anlamlı” olmaya doğru dayanılmaz bir arzu duymalarıdır. Yetinmemek… “Hayatımın bir anlamı olmalı, önemli bir şeyler yapmalıyım” düşüncesidir.

  • Hayal: “Hayaller, onlara bağlılığımızı koruduğumuzda gerçekleşirler.” Sizlere bir sorum var: Kişi mi hayali şekillendirir, yoksa hayal mi kişiyi? Eğer isterseniz bu gece vaktiniz olduğunda durup şöyle bir düşünün. Bu; yumurta mı tavuktan, yoksa tavuk mu yumurtadan çıkar sorusuna benzer. Dürüstçe söylemek gerekirse her iki yönü de savunulabilir. Benim durumumda önce kişi hayali şekillendirdi, sonra hayal kişiye şekil verdi. Fakat tanıdığım birçok insanın durumu farklıydı. Şunu biliyorum: Kişi ve hayal arasında öyle bir ilişki vardır ki doğru kurulduğunda mucizeler yaratır.

Gelişmelerine yardım ettiğiniz, işinize girmeleri için yaklaştığınız insanlara bakın ve kendinize şunu sorun: Hayali şekillendirecek karaktere mi sahipler, yoksa hayalin onları geliştirmesine izin verecek yaratıcılığa mı? Bu soru çok anlamlı. Hayallerini gerçekleştiren büyük insanlar, madalyonun her iki yüzüne de sahip olanlardır: Hayali gerçekleştirmek için gereken karakter ve hayalin onları şekillendirmesine izin verecek yaratıcılık.

Karakter olmadan yaratıcılık, emin olun birçok defa hayalin peşini bırakacaktır. Yaratıcılık olmadan karakter ise hayali bir süre sonra sıradanlaştıracaktır. Her ikisini de yaşatmalısınız. Vardığım sonuç şu: Her ikisi de gerçek ve gereklidir. Kişi hayali şekillendirmeli, hayal de kişiyi.

3. Karar Verme Yeteneği Lideri yapan yapı taşlarından birincisi karakter, ikincisi arzu idi. Arzu’yu tanımlayan faktörler ise yetinmemek ve hayaldi. Bir tane daha var: Karar verme yeteneği.

Yine değerli bir bilgi paylaşıyorum, lütfen dikkat: “Olmak ya da olmamak; işte bütün mesele bu.” Bu soru yanıtlanana kadar kazanma isteğimiz beklemede kalacak. Kendinize “Gerçekten ne yapmak istiyorum?” diye sorun. Sonra “Gerçekten bütün engellere rağmen gereken her şeyi yapmaya karar verdim mi?” diye ekleyin. Bu, kilo vermekten işinizde başarılı olmaya kadar her şey olabilir. Karar verip bir şeyi kesinlikle yapmayı seçtiğinizde, bunu tamamlayacak iradeye yön verilir.

İrademiz, yön verilmeyi bekleyen büyük bir güçtür. Seçtiğiniz yön ne kadar belirginse, iradenizin gücü o kadar büyüktür. Karar vermemiş bir insan, iradesinin gücünden yararlanamaz.

3. Disiplin

Bir liderde bulunması gereken üçüncü yapı taşı disiplindir. Muhammed Ali’nin şu sözü, notlarınızın arasına eklemeniz gereken cinsten:

“Hiç kimse antrenman salonunda şampiyon yapılamaz. Şampiyonları şampiyon yapan şey; içlerinde, derinlerde bir yerdedir. Bir arzu, bir hayal ve bir vizyon… Son dakikada güçlü olmalı, biraz daha hızlı olmalı ve yetenekli olmalılar. Tabii ki istek de olmalı; ancak istek, yetenekten daha güçlü olmalıdır.”

İşte bahsettiğimiz yapı tam olarak budur. Bu ne anlama geliyor biliyor musunuz? “Ben bu olmalıyım” derken, yapmak istemediğiniz şeyleri bile yapmanız gerektiğini bilmektir. Başarılı insanları başarısızlardan ayıran en önemli özellik; başarılıların, başarısız insanların (ve hatta kendilerinin) yapmak istemedikleri şeyleri düzenli olarak yapma yetenekleridir. Anthony Robbins bunu, “gelecekteki başarılar için bugünün acılarına katlanmak” olarak ifade eder.

Büyük insanların hayatlarını okurken hepsinin kendilerini disiplin altına aldıklarını gördüm. Disiplin kelimesi, kendi hayatının dizginlerini elinde tutan ve başarı ya da başarısızlık getirecek alanları kontrol altına alan insanları tanımlar. Hayallerinize ve hedeflerinize ulaşmak için disiplinli olmalı ve kişisel gelişiminizin sorumluluğunu almalısınız.

Lider adaylarında ve takımınıza katacağınız kişilerde disiplin konusunda şu iki noktaya dikkat etmelisiniz:

A) Çalışma Alışkanlıkları

Bu konuda kendi hayatımdan bir örnek vermeliyim: Gençlik kolları için birini görevlendirmiştim. Bir süre sonra fark ettim ki bu kişi her ay bir pazar günü “hastalanıyor” ve toplantıları kaçırıyordu. Sonunda onunla konuştum:

— “Burada bir alışkanlık seziyorum. Her ay bir toplantıyı kaçırıyorsun,” dedim. — “Nezle olmuştum, üşütmüştüm, hastaydım…” diye yanıtladı. — “Kabul ediyorum ama seni bu toplantılarda bulunman için takıma aldım. Seni zorlamak istemem ama burada olman sorunu çözmemize yardımcı olurdu. Seni bir odaya kilitleyemem ama toplantılarda olman önemli. Eğer önümüzdeki 12 ay boyunca bir toplantı daha kaçırırsan işinden olursun.”

O anda adamı iyileştirdim! Meğer şifa verme yeteneğim de varmış. O günden sonra bir daha toplantı kaçırmadı. Sorunu neydi? Disiplin ve çalışma alışkanlıkları…

Elbette hepimiz hasta olabiliriz ancak 25 yıllık çalışma hayatımda, katılmam gereken hiçbir önemli toplantıyı kaçırmadım. Bir cuma günü ayağım kırılmıştı; pazar sabahı bir tabureye oturdum, ayağımı uygun pozisyona aldım ve konuşmamı yaptım. O günkü konuşmam o kadar etkiliydi ki bazıları, “Ağrı kesici aldığında daha iyi oluyorsun, bir gün diğer ayağını da kır da bize yine böyle güzel konuşmalar yap,” dediler. Buradaki mesaj açık: Disiplin ve çalışma alışkanlığı. Michael Jordan’ı her gün sahada atış yaparken gören biri, “Sonunda tanınmış biri olacaksın, hiç aksatmıyorsun,” dediğinde Jordan şu cevabı vermiş: “Bu benim işim.”

B) Zaman Planlaması

Zamanı başarılı bir şekilde yönetme yeteneği çok kritiktir. Zamanın değerini şu örnekler çok iyi anlatır:

  • Bir yılın önemini anlamak için sınıfta kalmış bir öğrenciye,
  • Bir ayın önemini anlamak için bebeği erken doğmuş bir anneye,
  • Bir haftanın önemini anlamak için haftalık bir derginin editörüne,
  • Bir günün önemini anlamak için beş çocuğunu doyurmak zorunda olan gündelikçi bir işçiye,
  • Bir saatin önemini anlamak için buluşmayı bekleyen sevgililere,
  • Bir dakikanın önemini anlamak için uçağını kaçıran yolcuya,
  • Bir saniyenin önemini anlamak için kazadan son anda kurtulan birine,
  • Bir salisenin önemini anlamak için ise olimpiyatlarda gümüş madalya alan atlete sorun.

“Aman, ne olacak?” dediğiniz anlarda hep bunları düşünün.

4. Davranış ve Tarz

Potansiyel liderin yapısını belirleyen dördüncü alan davranıştır.

  • Yetenek: Neyi yapabileceğinizi belirler.
  • Arzu: Neden yaptığınızı (yapış sebebinizi) belirler.
  • Davranış: Tarzınızı, işinizi ne kadar iyi yaptığınızı ve başarı yolunda ne kadar ilerleyeceğinizi belirler.

Fortune 500 şirketleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, üst düzey yöneticilerin %94’ü başarılarında “davranış ve tarzın” diğer tüm faktörlerden daha etkili olduğunu belirtmiştir. İşten çıkarılma sebeplerine dair bir makalede ise şu veriler paylaşılmaktadır:

İşten çıkarılmaların %37’si yetersizlikten kaynaklanırken, geri kalan büyük çoğunluk davranışsal nedenlere dayanmaktadır. Örneğin; %17’si diğerleriyle uyum sağlama yeteneksizliğinden (bu bir davranış problemidir), %12’si olumsuz davranışlardan (bu kesinlikle bir davranış problemidir), %12’si şahsi problemlerden, %8’i motivasyon eksikliğinden (bu da bir davranış problemidir) ve %6’sı emirleri yerine getirmekteki başarısızlıktan kaynaklanmaktadır. Geri kalan %8’lik dilim ise diğer nedenleri kapsamaktadır.

Kaba bir hesapla, insanların büyük bir çoğunluğunun işten çıkarılma nedeninin doğrudan davranışları olduğunu görürsünüz.

Davranış Yelpazesinde Etki-Tepki İlişkisi: Bir liderin hareketleri, katkıları ve pozitif etkileri “aşırı” (çok fazla) olsa bile, insanların buna verdiği tepki genellikle “ılımlı” (daha az) olacaktır. Başka bir deyişle, liderler yetiştiren bizlerin yaptığı fazla fazla pozitif katkıları, izleyenler ancak azar azar benimseyecek ve uygulayacaklardır.

Ancak bunun tam tersine bakalım: Bizim negatif katkılarımız çok az olsa bile, izleyiciler bunları aşırıya taşıyacak ve büyüteceklerdir. Gerisini tamamlayabiliyorsunuz, değil mi? Oldukça zekisiniz.

5. Öğrenmeye Açık Olmak (Öğretilebilirlik)

Liderliğin yapı taşlarında nelerden bahsettik?

  1. Karakter,
  2. arzu (içteki ateş),
  3. disiplin (zaman planlaması ve çalışma alışkanlıkları)
  4. Davranış – Pozitif bir yaklaşım
  5. ve son olarak: Öğretilebilir olmak.

    Yani bir şeylerin öğretilmesine açık olmak, yaşam boyu öğrenme arzusu taşıyan bir “öğrenci” kalabilmek.

Başarılı liderler, liderlik yeteneğini geliştirmenin yaşam boyu süren bir süreç olduğunu bilirler. En üst düzey 90 lider arasında yapılan bir araştırma; yetenekleri geliştirme ve artırma kapasitesinin, lideri izleyiciden ayıran en önemli özellik olduğunu ortaya koymuştur. Bir diğer sonuç ise liderlerin sürekli öğrenen kişiler olduğudur.

Liderliğin 21 yasasından biri de **”Süreç Yasası”**dır: Liderlik günden güne gelişir; ulaşılan bir durak veya bir sonuç değil, her gün devam eden bir yolculuktur. Birine baktığınızda, öğrenmeye açık bir yüreği olup olmadığını kontrol edin. Benjamin Franklin’in dediği gibi: “Cebinizdeki parayı zihninize boşaltırsanız, zihniniz cebinizi parayla dolduracaktır.”

İnsanlar bana sık sık, “Neden daima kitaplardan ve kaynaklardan bahsediyorsun? Bize para lazım,” diyorlar. Benjamin Franklin çok haklı; eğer cebinizdeki parayı kaynaklara ve eğitime yatırırsanız, o kaynaklar paranıza tuzak kurmak için orada değildir. Size bir şeyler öğretmek için vardırlar. Böylece başarılı olabilir ve zirveye çıkabilirsiniz. Yeni bir günde yeni bir düşüncesi olmayan biriyle vakit geçirmek sıkıcıdır. Öğrenmek için bedel ödemek gerekir.

Bu internet sitesinin amacı da size bu kaynakları sağlamaktır. Şu an okuduğunuz bu sayfaların temelini oluşturan John Maxwell liderlik serisini, ben zamanında kasetlerden dinlerdim. 2004 yazıydı; ses kalitesi çok kötü olan ve teybin sürekli sardığı kasetlerdi bunlar. Anlatılanları anlayabilmek için her şeyi bir kenara bırakır, sadece kasete odaklanırdım. Durdur, geri sardır, tekrar dinle, not al… Bazen tek bir kelimeyi anlayıp not alabilmek için 5-10 kez geri sardırırdım. Değdi mi? Kesinlikle değdi.

30 yıldır her gün öğreniyorum ve öğrendiklerimi, öğrenmek isteyenlerle canla başla paylaşıyorum. Her anım öğrenmek ya da öğretmekle geçiyor. Boş sohbetleri, sızlanmaları, şikâyetleri ve dedikoduyu hiç sevmedim. Her zaman etki edebileceğim şeylere odaklanmayı seçtim.

Bana en sık gelen teşekkür mesajları genellikle şöyledir: “Sitedeki şu yazınızı okudum, tavsiye ettiğiniz şu kitabı aldım, defalarca okudum, notlar aldım ve hayatım değişti. Ne kadar teşekkür etsem azdır.” Eğer büyümek istemiyorsanız seminerlere veya kitaplara gerek yok. Niyetiniz yoksa, önünüze konan bir kaynağın sizi huzursuz etmesine izin vermeyin. Kendi rutininize dönün; oturduğunuz yerden insanların nasıl büyüdüğünü, nasıl para kazandığını ve “ne kadar şanslı olduklarını” merak edip durun. Ancak unutmayın: Bunların şansla ilgisi yok. Onlar elde ettikleri her şeyin bedelini ödüyorlar.

Takımınızdaki kişilere kendilerini geliştirsinler diye “bebek bakıcılığı” yapamazsınız. Her seferinde sırtlarına vurup “Hadi bir sayfa daha oku, aferin yapabilirsin” demekle lider yetişmez. Büyük takımlarda bu tarz kişilere, “Git çocuk bahçesinin kum havuzunda oyna” derler. Öğrenmeye açık olmalı ve karşınıza çıkan kaynakların bedelini ödemeye hazır olmalısınız.

Bir Yaşam Boyu Öğrenme Hikâyesi (Özgeçmişin Perde Arkası)

Size öğrenmeye açık olmakla ilgili her şeyi anlatan bir anekdot paylaşacağım. Bu bölümün yazarı şöyle diyor: “Bu bölümü yazarken hayatımda başarısız olduğum her işi hatırlıyorum. İşte benim resmi özgeçmişimde bulamayacağınız işlerin listesi ve bu işlerden çıkardığım dersler:”

  • 11 yaşında çim biçmek: Yaptığınız işe temiz ve profesyonel bir görüntü vermenin önemi.
  • Markette depo sorumluluğu: Eğer bir şey satacaksanız, o malın stokta olması gerekir.
  • Lokantada bulaşıkçılık: Kimsenin yapmak istemediği işi daima birisi yapmak zorundadır. Ayrıca çoğu insan tabağında yemek bırakır; yani birçok kişi başladığı işi bitirmez.
  • Ofis binasında kapıcılık: Görünüm ve itibar için temizlik hayatidir.
  • Et lokantasında yardımcı aşçılık: Ön hazırlığın önemi ve tabağın sunumundaki estetik etki.
  • İnşaat işçiliği: Hayatımın geri kalanını bu işi yaparak geçirmek istemediğimi anladım.
  • Gazete abonesi satıcılığı: Reddedilmenin aslında bir engel olmadığını öğrendim. Bir abone için bazen 30 kapı çalmak gerekiyordu.
  • Tesisat deposunda nakliyat: Ürünü veya hizmeti zamanında ulaştırmak, satmak kadar önemlidir.
  • Kahvaltı aşçılığı: 15 işi aynı anda nasıl yaparsınız (çoklu görev)? Ayrıca insanların tercihlerinin ne kadar farklı olabileceğini gördüm.
  • Araba yıkama: Detayın önemi. Sadece dış yıkama düşük bir bedelken, detaylı temizlik çok daha büyük kâr bırakır. Detaylar can sıkıcıdır ama kazanç ondadır.
  • Ayakkabı satıcılığı: İnsanlara hoşlandıkları şeyi satmak ve onlara içten iltifat etmek.
  • Kafede garsonluk: İnsanlar kendilerine gülümseyerek hizmet edilmesini ve temiz bir masayı severler.

Bu listeye baktığımda, her gittiği yerden çok önemli bir ders çıkarmış bir adam görüyorum. Bu hepimize ders olsun: Her bulunduğunuz yerden öğrenip büyümeli ve her işten bir hayat dersi çıkarmalısınız.

Lider adaylarında aranacak 5 ana yapı taşı:

  1. Karakter
  2. Arzu
  3. Disiplin
  4. Davranış (Tarz)
  5. Öğrenmeye Açık Olmak

Bir lider aradığınızda, bu özelliklerin onda mevcut olduğundan emin olun.

Teşekkürler.

Bir radio söyleşisi tadında, dersin özeti (iyi dinlemeler)

Yeni paylaşımlardan
Haberdar olun.

Yayınlanan yeni makale, analiz ve duyuruların doğrudan e-posta adresinize gelmesi için kayıt olabilirsiniz..

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.