BİLGİYİ GÜCE, YAŞAMI DENGE’YE DÖNÜŞTÜRMEK: AMACINIZ
Hayatın o karmaşık ve yorucu koşturmacasında hiç durup kendinize, “Benim bu hayattaki asıl amacım ne?” diye sordunuz mu?
Şunu en başta çok net koyalım: Belirli ve kesin bir amacınız yoksa, okuduğunuz kitaplar, izlediğiniz videolar ya da duyduğunuz güzel sözler kulağa ne kadar hoş gelse de, hayatınızda çok fazla bir şey ifade etmeyecektir. Eyleme dökülmeyen ve bir hedefe yönlendirilmeyen bu yığınla bilgi, zamanla hafızanızda sadece genel bir “bilgi yükü” olarak kalacaktır.
Peki neden bir amaca, net bir niyete ihtiyacımız var? Gelin bunu hepimizin çok iyi anlayacağı iki canlı örnekle inceleyelim:
Salondaki Gözlüklü Erkekler Nerede? (Algıda Seçicilik)
Beni hayatımda en çok etkileyen kitaplardan birisi, rahmetli Doğan Cücelioğlu’nun Savaşçı kitabıydı. Orada, hayatta kendi olma savaşını veren bir savaşçının özelliklerini anlatır. Niyetin ve amacın insan zihnini nasıl açtığını anlatmak için Doğan Hoca’nın talebesine yaptığı çarpıcı bir deney vardır:
Hoca talebesini kalabalık bir ortama götürür. Önce bulundukları ortamda kaç kişi olabileceğini sorar. Talebe etrafına bakar, gerekirse herkesi teker teker sayabileceğini söyler ve tahmini bir rakam verir: “Örneğin 100 kişi var hocam.”
Hoca ikinci soruyu sorar: “Herkesi teker teker saydığına göre, kaçının kadın kaçının erkek olduğunu tahmin et?” Talebe tüm salonu bir kez daha gözden geçirir, kadın ve erkeklerin oranını bildirir.
Hoca hemen ardından üçüncü soruyu patlatır: “Peki o zaman, bu erkeklerden kaç tanesi gözlük takıyordu?”
Talebe kalakalır… Çünkü bakmıştır ama görmemiştir. Bu deney bize gösterir ki; insan zihni her seferinde sadece ne arıyorsa onu görür. İşte biz buna “Algıda Seçicilik” diyoruz. Amacınız netleşince, hayattaki algınız da tamamen değişir.
Kramplarınız Başlayınca Magnezyum Ne İfade Eder?
Bir başka bakış açısıyla bakalım: Kas ve şiddetli kramp problemleri yaşayan bir kişinin Kalsiyum-Magnezyum minerallerinin önemini algılaması ile beslenme konusuna hiç ihtiyacı olmayan bir kişinin o bilgiye bakışı arasındaki farkı düşünün.
Eğer geceleri uykunuzdan kramplarla uyanıyorsanız ve bu minerallerin hastalığınıza nasıl bir şifa sağlayacağı üzerine kafa yoruyorsanız, o bilgiyi hedefinize fayda sağlayacak şekilde organize etmek isterseniz; bilgiyi ele alış, okuyuş ve hayatınıza katış şekliniz tamamen değişecektir.
İşte bu durum bizi, bilinçaltı dediğimiz o devasa bilgi işlemcinin nasıl çalıştığına götürür. Sitemizin daha derinlerinde inceleyeceğimiz, o bilinçaltının yeniden kodlanması diye de tabir edebileceğimiz “kendi kendine telkin” metoduna, bu programların nasıl oluştuğuna ve ihtiyaç durumunda nasıl değiştirileceğine tam da bu yüzden odaklanacağız.
Bilgi Gerçekten Güç müdür? (Koca Bir Yanılgı!)
Çağımızda bilgiye ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı; ancak bizi asıl hedeflerimize ulaştıracak o “doğru ve özelleşmiş bilgiye” ulaşmak da bir o kadar zor ve karmaşık hale geldi.
Çoğu insan bilginin tek başına bir güç olduğuna inanır, oysa bu koca bir yanılgıdır! Genel bilgi, miktarı ne kadar büyük olursa olsun tek başına hiçbir işe yaramaz. Bilgi, aslında sadece potansiyel bir güçtür.
Bilgi, ancak kesin bir hareket planı şeklinde düzenlenip, kesin bir hedefe yönlendirildiğinde gerçek bir “güç” haline gelir. Unutmayın; kesin bir amacınız ve hedefiniz yoksa, hangi bilgiye ihtiyacınız olduğunu da hiçbir zaman netleştiremezsiniz.
Ancak bir amacınız olursa; örneğin çocuklarınızla daha yapıcı bir iletişim kurmak, daha anlamlı aile bağları inşa etmek, daha sağlıklı bir bedene kavuşmak ya da daha doyurucu sosyal ilişkiler geliştirmek gibi kesin bir niyetle bu siteyi incelemeye başlarsanız, işte o zaman sihir gerçekleşir. Hayat amacınızı netleştirince, bu site sizin için içinden çıkmak istemeyeceğiniz bir ortama dönüşecektir.
Sizin İçin “Başarı” Nedir?
Peki, tüm bu çabaların sonundaki o sihirli kelime olan “başarı” sizin için ne anlama geliyor? Başarı sadece kariyer basamaklarını hızla tırmanmak, çok para kazanmak veya vitrinde harika görünen sosyal ilişkilere sahip olmaktan mı ibarettir?
Eğer iş hayatınızda son derece başarılı olduğunuz halde aile ilişkilerinizde başarısızsanız, aslında hiçbir şey başaramamışsınız demektir. Zenginliğe ulaşırken sağlığınızı veya vicdanınızı kaybediyorsanız, ulaştığınız o zirvede yapayalnız ve eksik kalırsınız.
Gerçek başarı, tek bir alana saplanıp kalmak değildir!
- Ruhsal,
- Zihinsel,
- Ailevi,
- Sosyal,
- Bedensel ve
- Finansal
olmak üzere hayatın bu 6 temel alanında bütünsel bir ahenk ve kabul edilebilir bir yaşam tarzı oluşturabilmektir. Kısacası gerçek başarı, sağlam ilkelere dayanan bir “yaşam dengesi”dir.
Biz Ne Yapıyoruz?
İşte ETVO.org‘daki temel amacımız; size sadece zihninizi yoracak, yük olacak genel bilgiler vermek değil; sizi bu 6 alanda bütünsel bir dengeye ulaştıracak o “özelleşmiş bilgiyi” sunmaktır.
Şimdi pusulanızı kurma sırası sizde. Rüzgarın sizi savurmasına izin vermeyin; yelkenlerinizi belirlediğiniz o kesin amaca göre ayarlayın ve potansiyel gücünüzü gerçek bir güce dönüştürmek için ilk adımı atın!
🧭 Şimdi İlk Adımı Atın:
Eğer hayatta bir amacınız varsa ve bu 6 temel alanda o muazzam dengeyi nasıl kuracağınızı merak ediyorsanız, yolculuğumuza menümüzün bir sonraki adımı olan [Denge Sayfamızdan] devam edebilirsiniz.
Nasıl oldu dostum? O “Savaşçı” vurgusu, halkanın birbirini tamamlaması harika oturdu. Bu sayfayı da cebimize koyduysam, bir sonraki menü olan “Denge” sayfası için hazırlıklara başlayalım mı, ne dersin?