Hayat Tarzımız Nasıl Oluştu

Kararlarımızı etkileyen en önemli kavram düşünce şeklimizdir. Düşüncelerimiz ise inanç ve değerlerimizin süzgecinden geçerek şekillenir. Doğduğumuz andan itibaren; ailemizden, okulumuzdan, okuduğumuz kitaplardan ve içinde bulunduğumuz sosyal çevreden aldığımız bilgilerle bir "Kişisel Felsefe" oluştururuz.

Yaşamakta olduğumuz hayat tarzı bir tesadüf değildir. Tutumlarımız, davranışlarımız ve alışkanlıklarımız, nasıl bir hayat süreceğimizi doğrudan belirleyen ana unsurlardır.

Alışkanlıklar ve Kararlar Zinciri

Televizyon izleme alışkanlığından yemek kültürümüze, sigara kullanımından ailemize ve çevremize karşı takındığımız tavırlara kadar her şey bir bütündür. Bu alışkanlıklar, her gün verdiğimiz yüzlerce kararın bir sonucudur:

  • Ne giyeceğimiz, ne yiyip içeceğimiz,
  • Hangi kitabı okuyup hangi kanalı izleyeceğimiz,
  • Kimlerle dostluk kurup kimlerden uzak duracağımız…

Tüm bu irili ufaklı kararlar, hayatımızın kalitesini belirleyen rotayı çizer.


Düşünce Şeklimiz ve “Kişisel Felsefe” Filtresi

Kararlarımızı etkileyen en önemli kavram düşünce şeklimizdir. Düşüncelerimiz ise inanç ve değerlerimizin süzgecinden geçerek şekillenir. Doğduğumuz andan itibaren; ailemizden, okulumuzdan, okuduğumuz kitaplardan ve içinde bulunduğumuz sosyal çevreden aldığımız bilgilerle bir “Kişisel Felsefe” oluştururuz.

Unutmayın: Belirli bir yaştan sonra kişisel felsefemiz, bize ulaşan her yeni bilgi için bir filtre görevi görür. İnançlarımıza uygun bilgileri depomuza ekler, ters düşenleri ise hemen reddederiz. Bu filtreyi bilinçli bir disiplinle yönetmezsek, değişimi yakalamak neredeyse imkansızdır.


Yelkenleri Ayarlamak: Aynı Deniz, Farklı Limanlar

Kişisel felsefe, bir geminin yelkenlerine benzer. Hayatın rüzgarları (şartlar) hepimiz için aynı yönden eser; ancak her birimizi farklı limanlara sürükleyen şey, yelkenlerimizi nasıl açtığımızdır.

  • Neden aynı denizde seyreden gemiler farklı yerlere varır?
  • Zenginlerin de fakirlerin de çocukları veya evlilikleri sorunlu olabilir?

Çünkü sonuçları belirleyen dış şartlar değil, rüzgar yön değiştirdiğinde bizim takındığımız tavırdır. Hayatın esas mücadelesi, kendi düşünce sürecimizi kontrol etmek ve değişen rüzgarlara göre yelkenlerimizi (düşünce disiplinimizi) yeniden ayarlamayı öğrenmektir.


Sonuç: Zihinsel Dönüşüm

Algılama, yargılama ve karar verme şeklimizi değiştirdiğimiz takdirde, hayatımızı da değiştirmiş oluruz. Gelecekteki fırsatlar karşısında vereceğimiz kararları etkileyecek en büyük faktör, dış şartlardan ziyade ne ve nasıl düşündüğümüz olacaktır.

Anlatılanlar hakkında daha detaylı bilgi için AYIN KİTABI’nı inceleyin