Başarının Temel Formülü

Beynimizin arkasında Retiküler Aktive Edici Sistem, yani kısa adıyla RAS adı verilen harika bir filtreleme merkezi bulunur. Beyin, etraftaki milyonlarca veri dalgası arasından sadece bizim için önemli olanları seçip bilincimize taşır. Siz bir hedefi kesin bir amaç ve yakıcı bir arzuyla saplantı haline getirdiğinizde, RAS mekanizmasını adeta yeniden programlamış olursunuz. Bu sayede beyin, çevredeki soyut olasılıklar arasından amacınıza uygun olan en ufak fırsatı, insanı, bilgiyi veya ipucunu kaçırmadan önünüze getirmeye başlar.

Kıymetli kardeşlerim, arkanıza yaslanın, çayınızdan sıcak bir yudum alın ve şimdi kulaklarınızı hoparlöre biraz daha yaklaştırın. Çünkü bugün, insanlık tarihinin en büyük sırlarından birini konuşacağız. Başarılı olmuş tam beş yüz insanı, dile kolay, yirmi beş yıl boyunca incelemişler ve bu kişileri o zirveye taşıyan özelliklerin adeta bir haritasını çıkarmışlar. Ben de bugün sizlerle; bu eşsiz haritayı, okuduğum yüzlerce kitabın ve yılların süzgecinden geçirerek, tamamen bize ve bizim insanımıza özgü bir başarı formülü olarak sunmak istiyorum.

Daha önceki sunumlarımızda sıklıkla bahsettiğimiz amacın kesinliği ilkesi burada da en güçlü şekliyle karşımıza çıkıyor. Kişi kalbindeki pusulayı kesin bir amaca ve hedefe kilitlediği zaman; düşüncesi, giyimi, tavırları, algıları, kısacası her şeyi ama her şeyi değişmeye başlar. Eğer bir alanda başarılı olmak ve tatminkâr sonuçlar almak istiyorsak, öncelikle belirli temel noktaları zihnimize iyice yerleştirmeliyiz. Bunların ilki, yakıcı bir arzu ile desteklenen kesin bir amaç edinmektir. Ardından bu amaca ulaşmada kullanılacak kesin bir plan hazırlamalı, ortaya konulan planı uygulamada ise ısrarcı bir kararlılık göstermeliyiz. Son olarak da bir beyin gücü takımına dahil olmak; yani hayallerinize ulaşmada size fikir ve destek verebilecek, sizi doğru düşünme tarzında tutacak dostlarla ve danışmanlarla sürekli istişare içinde bulunmak gerekir. Şunu unutmayalım ki hayalinize ulaşmak, sadece kuru kuru istemekle olmaz. Hatta yakıcı bir istek bile tek başına yeterli değildir. Başarı; sadece ısrarlı bir kararlılıkla uygulanan, kesin bir amaç ile desteklenen, kesin planlara cevap olarak gelir.

​Her şeyin aslı enerjidir. Modern fizik, bizim madde olarak gördüğümüz her şeyin aslında çok yoğunlaşmış ve belirli bir frekansta titreşen bir enerji biçimi olduğunu söyler. Her şey atomlardan oluşuyorsa ve atomun yüzde doksan dokuzu boşluksa, kalan kısımda sadece sürekli titreşen kuantum enerji alanları vardır. Yani masaya dokunduğunuzda aslında katı bir şeye değil, o masanın atomlarındaki enerji alanlarının sizin elinizdeki enerji alanlarını itmesine, yani elektromanyetik kuvvete dokunursunuz. Yüksek bir duygu ve inançla, odaklanarak kurduğun o yoğun düşünce; aslında kuantum alanındaki bir potansiyeli ve olasılığı, kendi hayat realitene doğru çekmeye ve onu katılaştırarak maddeleştirmeye başlar. Düşünceler gerçek anlamda birer maddedir. Öyle ki; kendilerini somut nesnelere dönüştürmek için kesin bir amaç, kararlılık ve saplantı halindeki bir arzu ile birleştiği zaman, düşünceler sanıldığından çok daha kuvvetli maddeler haline gelir. Eğer insanlar kesin bir amaç edinip, bu amaç kendilerini tüketen bir saplantı haline gelene kadar ona sahip çıksalardı; kim bilir ne kadar farklı hayatları olurdu! Bir şeyi her şeyden çok isterseniz onu elde edersiniz. Anahtar kelimemiz tam olarak saplantıdır.

​İşte bu noktada, düşüncenin nasıl maddeleştiğini anlamamızı sağlayan muazzam bir biyolojik mekanizma devreye girer. Beynimizin arkasında Retiküler Aktive Edici Sistem, yani kısa adıyla RAS adı verilen harika bir filtreleme merkezi bulunur. Beyin, etraftaki milyonlarca veri dalgası arasından sadece bizim için önemli olanları seçip bilincimize taşır. Siz bir hedefi kesin bir amaç ve yakıcı bir arzuyla saplantı haline getirdiğinizde, RAS mekanizmasını adeta yeniden programlamış olursunuz. Bu sayede beyin, çevredeki soyut olasılıklar arasından amacınıza uygun olan en ufak fırsatı, insanı, bilgiyi veya ipucunu kaçırmadan önünüze getirmeye başlar. İnsanların mucize veya şans dediği şey, aslında o yoğun düşünce enerjisinin RAS filtresini aşarak algıyı, algının eylemi, eylemin ise maddeyi şekillendirmesidir. Kişi farkında olmadan algısını, adımlarını, kararlarını ve enerjisini o hedefe öyle bir odaklar ki, tüm kapılar o enerjinin çekim gücüyle birer birer açılmaya başlar. Biz buna halk arasında nasip, tevafuk veya çekim deriz; özünde ise yüksek enerjinin beynin filtrelerini aşarak maddeyi şekillendirmesidir.

​Bunu, ayakları olmayan bir insanın koşmayı istemesi gibi düşünebilirsiniz. İlk duyduğunuzda içinizden, saçmalama, senin ayakların bile yok, koşmayı bırak, sen yürüyemezsin bile demek geçebilir. Ama kişi bu arzusunun arkasından bir saplantı ile giderse, olasılıkları masaya yatırıp bunun için kesin bir planlama yaparsa buna kesinlikle ulaşabilir. Tıpkı doğuştan kolsuz ve bacaksız olmasına rağmen kırk iki kilometrelik en zorlu maratonları başarıyla koşan Pete Strudwick gibi. O, imkânsız denileni, kendi kendisiyle olan iç iletişimini değiştirip zihnini sürekli hedefine ulaştıracak şekilde programlayarak başarmıştır. İşte bu noktada asıl başarı formülü devreye girer. Hedefinizi vurmak için önce kesin sonucunuzu bilmeli, ardından harekete geçmeli, yani eyleme başlamalı, sonrasında bu eylemlerinizin işe yarayıp yaramadığını görecek duyarlılığı kazanmalı ve en sonunda da istediğiniz sonucu elde edene kadar davranışlarınızı değiştirme esnekliği göstermelisiniz. İstediğiniz her şeye bu formülleri kullanarak ulaşabileceğinizi ispatlayabilirim; ancak, başarının bedelini ödeme konusunda söz vermeniz koşuluyla!

​Tüm bu planlamaları yaparken düşünmeniz gereken en kritik nokta ise merdiveni doğru duvara dayadığınızdan emin olmaktır. İnsanların başarı merdivenini tırmanmak için onca çaba harcayıp, sonunda o merdivenin yanlış duvara dayalı olduğunu fark etmeleri kadar yıkıcı bir şey olamaz. İşte o bahsettiğimiz beyin gücü takımının ve doğru bir dostun danışmanlığı bu yüzden paha biçilemezdir. Onlar size sadece nasıl tırmanacağınızı değil, doğru duvarda olup olmadığınızı gösterirler.

Örneğin, iyi bir ebeveyn olmak için yakıcı bir amaca sahip olabilirsiniz. Bu amacınızı netleştirince size lazım olan bilgileri görmeye, hatta etvo sitemize bile daha farklı bakmaya başlarsınız. Ve sonra, iyi bir ebeveyn olma noktasında zamansal, maddi ve insani kaynaklarınızı ortaya koyarak bir plan ve strateji belirleyebilirsiniz. Sonra da bu planlarınız doğrultusunda, disiplinli bir çalışma ile, buradaki zaman yönetimi videomuzu hatırlayarak, kaya parçalarınızı ajandanıza yerleştirip gün ve gün hedefinize doğru emin adımlarla ilerleyebilirsiniz. Aynı anda sağlığınız ile ilgili hedefler belirleyebilir, bu konuda planlar yapabilirsiniz. Aynı anda işiniz ve kariyeriniz ile alakalı, sosyal çevrenizle alakalı, ruhsal gelişiminizle alakalı amaçlar belirleyebilir ve bunlar üzerinde planlar, stratejiler oluşturabilir ve eylem planlarına sadık kalarak üç beş yıllık planlar dahilinde hayatınızın tüm alanlarında hedeflerinize ulaşabilirsiniz. Kimseyi suçlamadan, sorumluluk ve inisiyatif alarak, kendinizi geliştirerek beş yıl sonra bambaşka bir hayatınız olabilir.

​Bunlardan belki de en kritik ve zor olanı, bir dostun danışmanlığı kısmıdır ki, eğer dilerseniz biz buna canı gönülden talibiz. Benim de kendime göre hayat amaçlarımdan birisi yirmi ailenin bu başarı yolculuğunda en yakın dostu ve danışmanı olmak, onlara yol arkadaşlığı yapmak ve onların da başka insanları ve aileleri etkileyerek toplumsal gelişime bir katkıda bulunmak gibi saplantı halinde bir amacım var. Tüm bu site, yazılanlar, videolar, okumalar da benim severek ödediğim bedellerdir. Hayatımın altı alanındaki hedeflerden sosyal çevre ile ilgili hedefim doğrultusundaki planlarımın şu an canlı bir örneğini görmektesiniz. Yirmi özel dost aile ile birlikte, toplumumuza faydalı bir takıma ait olma tutkusu, liderlik eğitimleri, kişisel gelişim, kısacası bu sitedeki tüm bilgilerin harmanı, özümsenmesi ve hayata aktarılmasıdır. Buradaki kazan-kazan ilkesini görebiliyor musunuz? Sizin hayallerinize ve hedeflerinize ulaşmada yardımcı olarak, kişisel hayal ve hedeflerime ulaşmada siz de bana yardımcı olmuş olacaksınız. Sağlıklı bir beden, beslenme ve spor programları, plan ve hedef belirleme, insan ilişkilerinde ustalık ve liderlik becerilerini geliştirerek hem aile hem de sosyal alandaki hedeflerinize ulaşmada destek, zihinsel ve ruhsal gelişiminizde gerekli kaynakların bulunması ve sunulması noktasında biz hayatın bu altı alanının beş tanesinde direkt danışmanlık yapabilecek bir altyapıya ve bilgiye sahibiz. Maddi anlamda da yine bir miktar tecrübe ve fikirlerimizi paylaşarak doğru bir planlama yapabiliriz. Önemli olan; toplumsal, ahlaki ve dini alanda kabul edilebilir amaçlar belirleyip, bu doğrultuda hedef ve planlar hazırlayabilmektir. Merdiveni doğru duvara dayandığımızdan emin olabilir, sağlam bir strateji ile uygulanabilir planlar hazırlayabiliriz. Karşılığında ise duadan başka hiçbir talebimiz yoktur. Yeter ki siz başarılı ve mutlu olun, o bize fazlasıyla yeter ve bu bizi fazlasıyla mutlu ve başarılı hissettirir.

​Değerli kardeşlerim, ileriki sunumlarımızda her bir alanı ince ince masaya yatıracağız. Bir önceki sunumda belirlediğimiz iskelet üzerine ilerleyeceğiz. Ama şimdilik bu sunumdaki dört ana noktayı bir kez daha hatırlatarak yayınımızı bitiriyorum. Bu kalıbı temel alarak, dokuz adımlık yol haritamızı uygulayarak tüm hayal ve arzularınıza ulaşabilirsiniz. Tıpkı doğuştan kolları ve bacakları olmayan bir insanın kırk iki kilometrelik maraton koşması örneğinde olduğu gibi, yakıcı bir arzu ile desteklenen kesin bir amaç edinmeyi, bu amaca ulaşmada kullanılacak kesin bir plan yapmayı, ortaya konulan planı uygulamada ısrarcı bir kararlılık göstermeyi ve hayallerinize ulaşmada size fikir ve destek verip sizi doğru düşünme tarzında tutacak dostlarla, danışmanlarla sürekli istişare içinde olacağınız bir beyin gücü takımına dahil olmayı asla unutmayın. Bir sonraki programda, aynı frekansta yeniden buluşuncaya dek; pusulanız kesin, merdiveniniz doğru duvarda olsun. Allah’a emanet olun, hoşça kalın.