Hayatınızı Değiştirecek O Sorular

Her akşam yemeğinizi ailenizle beraber yeseydiniz, her ay bir hafta sonunuzu sadece ailenize ayırsaydınız aile hayatınız nasıl olurdu? Bunu yapabilir misiniz ve bunu yapmak sizin için önemli mi? Haftada 3 ya da 4 kez bir iki saatliğine yüzmeye ya da koşuya gitseydiniz sağlığınız nasıl olurdu? Kendinize biraz zaman ayırarak bunu yapabilir misiniz? Bunu yapabilmek sağlığınız için önemli mi? Sizi daha bilgili ve daha bilinçli yapacak bir kitaptan her gün 20 dakika okusaydınız zihinsel gelişiminize bir faydası olur muydu? Günlük sadece 20 dakikanızı zihinsel gelişiminize ayırabilir misiniz? Bunu yapmak sizce önemli mi?

Bir dakikanızı ayırıp hayatınızın önem verdiğiniz iki alanı için bu soruları yazılı olarak cevaplar mısınız? Sunumun ilerleyen kısımlarında bu cevaplarınız sizin için önemli olacak. Yapabileceğiniz ama yapmadığınız, eğer düzenli bir biçimde yaparsanız hayatınızda son derece olumlu bir fark oluşturabilecek olan şey nedir?


Disiplin mi, Yoksa Farkındalık mı?

Bir şeyler yapmak için ne zaman ayağa kalksanız karşınıza bir engel çıktığı oluyor mu? İstediğiniz bir ortam bulamadığınız için yapmanız gerekenleri yapmayı sürekli ertelediğiniz hissine kapılıyor musunuz? Bir disiplinsizlik sorununuzun olduğunu mu düşünüyorsunuz? Hazırladığınız programlara uyamadığınız için kendinizi güçlü bir iradeye sahip olmamakla mı suçluyorsunuz? İhmalkârlığımı ve erteleme huyumu nasıl alt edebilirim diye mi düşünüyorsunuz?

Bu sunumumuzda sorununuzun gerçek kaynağını keşfedeceksiniz. Eğer sigarayı bırakırlarsa, eğer abur cuburu keserlerse, eğer her gün kendilerini geliştirecek bir şeyler okurlarsa, eğer haftalık egzersiz programlarını uygulayabilirlerse, eğer televizyonu kontrol altına alabilirlerse, eğer erteleme huylarını yenebilirlerse… Kısacası yapmamız gerekenleri biliriz ama bir türlü yapamayız. Peki neden? Çoğu kişi başlıca sorunun disiplinsizlik olduğunu düşünür; oysa temelde sorun farkındalığın tam anlamıyla içselleşmemesidir.

Farkında olmalıyız ki buradaki “eğer”lerin her birisi zamanla “keşke”lere dönüşeceklerdir: Keşke sigarayı bırakabilseydim, keşke kişisel gelişimime biraz daha önem verseydim, keşke çocuklarıma biraz daha zaman ayırsaydım, keşke sağlığıma dikkat etseydim… Keşke, keşke, keşke…


Kavanoz ve Kaya Parçaları: Önceliklerin Sırrı

Geleceğinizin resmini zihninize iyice kazıdığınız zaman; evet ya da hayır dediğiniz şeylerin amacınıza olan katkısını ya da zararını net olaraktan göz önünde bulundurduğunuz zaman; önceliklerinizi zihninize ve yüreğinize tam olarak yerleştirdiğiniz zaman disiplinsizlik diye bir probleminiz de olmayacaktır.

Günlük eylemlerinizde neler diğerlerinin önüne geçiyor? Önceliklerinizi bilinçli olarak mı seçiyorsunuz, yoksa acil gelişen olaylara tepki vererek mi yaşıyorsunuz? Kişiler yaratılışları gereği tepkisel hareket ederler; acil her zaman önemlinin önüne geçer.

Zamanı etkili kullanma üzerine verilen derslerin birisinde profesör, bir kavanozu masanın üzerine koyar. Yanında getirdiği kaya parçalarını kavanoza yerleştirir. Kavanozda yer kalmayınca sorar: “Sizce kavanoz dolu mu?” Öğrenciler “Evet dolu” derler. Profesör masanın altından çakıl taşlarını çıkarır, sallayarak aralara doldurur. Tekrar sorar: “Şimdi doldu mu?” Öğrenciler “Hayır dolu değil” derler. Haklısınız der profesör ve bir kova kum çıkarıp yerleştirir. En sonunda da kavanozun içerisine su doldurur.

Profesör sorar: “Bu gördüklerinizden nasıl bir ders çıkardınız?” Bir öğrenci “Ne kadar dolu olursa olsun her zaman yeni işler için zaman bulabilirsiniz” der. Profesör “Doğru ama çıkarılması gereken asıl ders şu: Eğer kaya parçalarını baştan kavanoza koymazsanız, daha sonra asla koyamazsınız.


Zamanın Dört Karesi

Hayatınızdaki büyük kaya parçaları hangileri? Onları ilk iş olarak kavanozunuza koyuyor musunuz? Bizim kavanozumuz haftalık ajandamızdır. Zamanımızı kullanma şeklimizi dört ayrı karede inceleyebiliriz:

  1. Birinci Kare (Acil ve Önemli): Mecburiyetlerin olduğu karedir. Aylık giderler, hastalıklar, çocuklarla ilgilenmek, borçlar… Burada krizler ile uğraşırız. Bazı insanlar sabahtan akşama kadar bu karenin altında ezilirler ve rahatlamak için 4. kareye sığınırlar.
  2. İkinci Kare (Önemli ama Acil Değil): Burası sorumluluk sahibi ve vizyoner kişilerin karesidir. Yapabileceğiniz ama yapmadığınız, düzenli yaparsanız hayatınızı değiştirecek eylemler buradadır. Başarılı olmanın sırrı hayatımızı 2. kare faaliyetlerine uygun yaşamaktır.
  3. Üçüncü Kare (Acil ama Önemli Değil): Çat kapı gelen biri, çalan telefon, önemli olmayan mesajlar… Bu karede “ayıp olmasın” duygusu etkilidir.
  4. Dördüncü Kare (Acil Değil ve Önemli Değil): Kavanozu dolduran kum ve toprak gibidir. Amaçsız boş sohbetler, fazla uyku, televizyon karşısında heba edilen zaman…

39 Saatin Sırrı: 168 Saatlik Hesap

En zenginin de en fakirinin de haftalık 168 saati vardır.

  • Uyku (7 saatten): 49 saat.
  • İş (8 saatten): 40 saat.
  • Trafik: 5 saat.
  • Kişisel Bakım: 7 saat.
  • Yemek ve Namaz: 7 saat.
  • Dinlenme ve TV: 21 saat. Toplam: 129 saat.

Geriye size haftada 39 saat kaldı. Bu 39 saati nasıl değerlendireceğiniz sizin geleceğinizin nasıl olacağını belirleyecek olan en önemli faktör olacaktır.


Örnek Bir Haftalık Ajanda

  • 05:00 – 06:00: Ruhumuzu doyurma zamanı (Yeşil renk).
  • 06:00 – 08:00: Kahvaltı, hazırlık ve yolculuk.
  • 08:00 – 16:00: İş saati.
  • 18:00 – 20:00: Aile saati (Akşam yemeği, sohbet, çocuklarla oyun).
  • Yatmadan Önce 30 Dakika: Zihinsel gelişim (Beyni doyurmak).
  • Fiziksel Aktivite: Haftada 3 gün 1,5 saat egzersiz veya yüzme.
  • Perşembe Akşamları: Ruhumuzu tazelemek ve geçmişlerimizi hatırlamak.
  • Hafta Sonları: Ayda bir aileye özel program, diğer zamanlarda sosyal ziyaretler.

Zamanı “Yatırıma” Dönüştürmek

Zamanınızı iki ya da üç ayrı faaliyette aynı anda kullanmaya (paralel kullanım) kafa yormalısınız. Örneğin:

  • Trafikte bir FM kanalına takılmaktansa, bir eğitim CD’si dinlemek veya telefon görüşmelerini yapmak.
  • İşe bisikletle giderken kulaklıkla eğitim dinlemek (hem egzersiz hem zihinsel eğitim).
  • Ev hanımları ütü yaparken televizyondaki kadın programı yerine bir eğitim videosu izlemek.

Unutmayın: İkinci kare faaliyetlerinde etkinliğiniz arttıkça hayatınızda daha az kriz yaşarsınız. Önceliklerinizi ikinci kare alışkanlıklarına uygun organize ederseniz, zamanınızı harcamak yerine yatırıma dönüştürebilirsiniz.